İkinci Meşrutiyet İstanbul’unda Tatar İslamcıları: Teârüf-i Müslimîn Dergisi

January 1, 1995 - Osmanlı Tarihi / Siyasi Düşünce Tarihi

Tweet about this on TwitterShare on Facebook

Bu yazıda münderecatını sunmuş olduğumuz Teârüf-i Müslimîn dergisi, kısa süreli yayın hayatıyla, Meşrutiyet  döneminin siyasal ve düşünsel hayatında fazla bir etki bırakmamış olduğu izlenimi vermektedir. Gerçekten de İkinci Meşrutiyet ve İslamcılık düşüncesi denildiği zaman akla öncelikli olarak Sırat-ı Müstakim ve İslam Mecmuası  ikinci aşamada da Beyanülhak ve Hikmet mecmuaları gelmektedir. Buna karşılık İslam Mecmuası’nın İttihad ve Terakki çevresine yakınlığı bu derginin bir bakıma İttihad ve Terakki’nin yarı-resmi yayın organı görünümü kazanmasına yol açmıştır.

Teârüf-i Müslimîn dergisinin önemi herşeyden önce Abdürreşid İbrahim’in öncülüğünde Tatar pan-İslamcıları tarafından İstanbul’da yayımlanmış olmasından. Kaynaklanmaktadır. Teârüf-i Müslimîn dergisi yalnızca İkinci Meşrutiyet İslamcılığı ve hatta Türkçü/Turancılığı içinde farklı bir ses olmakla kalmaz, aynı zamanda ondokuzuncu yüzyıl sonlarında şekillenmeye başlayıp 1905 devriminin yarattığı liberal ortamda güçlenen Rusya kökenli Müslüman-Türk-Tatar siyasi hareketi içinde de özgün bir yer tutar. Abdürreşid İbrahim’in çizgisi Rusya kökenli cedidist hareket içinde, evrensel ve İslamcı bir söylem ve radikal politika arayışlarıyla, unitarist, milliyetçi ve sosyalist alternatiflerle karşılaştırıldığında bir uç teşkil eder. Rusya kökenli Müslüman-Türk aydınların, İkinci Meşrutiyet döneminin fikir akımları üzerinde, özellikle Türkçülüğün oluşumunda etkili olduğu sıkça tekrarlanmıştır. Bu çerçevede genellikle akla gelen kişi Yusuf Akçura’dır. Abdürreşid İbrahim, Yusuf Akçura’nın gittikçe coğrafyası daralan milliyetçiliğiyle karlılaştırıldığında, bir bakıma Enver Paşa’nın kişiliğinde ifadesini bulan daha genişlemeci bir milliyetçiliğe yakın olduğu görülür. Bu anlamda Abdürreşid İbrahim’in Rus ve İngiliz sömürgeciliği başta olmak üzere her türlü sömürgeciliğe karşı duran geniş siyasi programı, bugün ütopik gibi görünecek olsa da İkinci Meşrutiyet’in siyaset dünyasına yabancı değildir. Teârüf-i Müslimîn dergisinde ifadesini bulan siyasi çizgi ekseninde Abdürreşid İbrahim’in Enver Paşa’yla yakın ilişkileri bunun kanıtıdır.

İkinci Meşrutiyet’in İstanbul kökenli Sırat-ı Müstakim gibi İslamcı dergileriyle karşılaştırıldığında Teârüf-i Müslimîn’in yalnızca bir fikir dergisi olmakla kalmayıp bir siyasi çizginin aktivist organizatörü rolünü oynama amacında olduğu görülür.

Ekte sunduğumuz Teârüf-i Müslimîn dergisinden seçilmiş pan-İslamizm ve pan-Turanizm üzerine çevrimyazı makaleler, Abdürreşid İbrahim’in siyasal çizgisindeki esnekliğin açık ifadeleridir. Bir yandan etnik milliyet duygusunun siyasi potansiyelleri farkedilmekte ancak bu doğrultudaki yönelim pan-İslamcı bir söylemle uyumlulaştırılmaya çalışılmaktadır. Abdürreşid İbrahim’in bu çabalarının basit bir pragmatizmin ifadesi olduğunu düşünmek yanıltıcı olur. Teârüf-i Müslimîn dergisinde de ifadesini bulan Abdürreşid İbrahim’in siyasal çizgisini sömürgeciliğe karşı en geniş cepheyi kurma çabası olarak değerlendirmek gerekir. “Asya Asyalılarındır!” sloganında ifadesini bulan bu çizgi İbrahim’i çoğunlukla Asya’da Batı sömürgeciliğine karşı Japon yayılmacılığına yaklaştırmış olsa da, bu siyaseti kolayca mahkum etmek mümkün değildir. Hobsbawm’ın da  tesbit ettiği gibi İkinci Dünya Savaşı arefesinde özellikle Müslüman halkların sömürgecilik karşıtı kaygılarla Almanya veya Japonya’ya yönelmelerini gayri meşru görmemek gerekir.

Teârüf-i Müslimîn dergisindeki çizgi İbrahim’in uzun Asya seyahatinin ardından (1907-1910) geldiği İstanbul’da İttihad Terakki’nin Enver Paşa inisiyatifindeki hattına, Japonya, Uzak ve Güney Asya’nın çeşitli Müslüman halkları arasında kurmuş olduğu siyasi bağları aktarma çabasının ürünüdür. Bu siyaset Rusya Müslüman-Türkleri arasındaki siyasi bağları ağırlıklı eksen alacaktır. Teârüf-i Müslimîn sayfaları arasında bir yandan Asya’dan, ama çoğunlukla Rusya’dan haberler bulmak mümkündür. Kısaca söylemek gerekirse, Teârüf-i Müslimîn dergisi Abdürreşid İbrahim’in kişiliğinde Tatar pan-İslamcılarının İkinci Meşrutiyet dönemi siyasetiyle eklemlenme ve onu genişletme çabalarının bir ürünüdür. Bu ittifak İbrahim ve Enver Paşa’nın çeşitli vesilelerle ortaya çıkan işbirliklerinde somut ifadesini bulmuştur.

Aşağıda münderecatını sunduğumuz Teârüf-i Müslimîn dergisinin Türkiye kütüphanelerinde 32 sayısı bulunmaktadır. İlk sayısı 15 Nisan 1910 ve son sayısı 1 Şubat 1911 tarihlerinde yayınlanmıştır. Sorumlu müdürü Osman Cudi, sahipleri ise Ahmed Taceddin ve Yakub Kemal’dir.  Künyede  açık bir biçimde ifade edilmemiş olmakla birlikte başyazarın Abdürreşid İbrahim olduğunu söylemek mümkündür. Aşağıda sunduğumuz münderecat derginin içeriği ve siyasi çizgisi yanında yukarıda açıklanan çerçeve etrafında  genel bir fikir  verecektir.

 

 

 

 

Abdürreşid İbrahim, “Pan-Turanizm,” Teârüf-i Müslimîn, cild 1, aded 2, 18 Rebiülahir 328/15 Nisan 326, 28 Nisan 1910.

______________________________________________________________________

 

Dünyada “pan-İslavizm” de var “pan-Jermanizm” de var bu gibi sosyeteler, komiteler olduğu gibi bunların maksad ve efkarı, ve iftitan-ı tahrikatı herkesçe malum ve aşikâr olub: Bulgaristan, Sırbistan, Karadağ, Romanya hükümetlerinin teessüsü “pan-İslavizm” sayesinde olduğu gibi bugünkü Almanya devlet-i fahimesinin bütün mevcudiyeti de “pan-Jermanizm” semeresidir. Avusturya’da mevcud on iki milyon Almanın üç milyonu “pan-Jermanizm”in hadim ve mürevvic-i efkarıdır. An-asıl bu esamîden tevellüd etmiş gibi, bizim Müslümanlarda dahi bir “pan-İslamizm” tesmiye olunur nam-ı ittihad şâyi’ ise de hakikatte hemen hemen meydanda hiç bir şeyler yoktur diyecek olursak dahi caizdir.

Evet Rusya’da “Müslümanlar İttifakı” cemiyeti bir aralık hayli tecessüm etmişti, fakat sonunu istibdad-ı hâzıra bütün mahvetmiştir diyebiliriz, her nekadar efkar-ı âmmede bâki ise de ameliyatta eseri kalmamış ve tatbikatı imkan haricine çıkmıştır.

Londra’da teessüs etmiş bazı Hindistan hamiyetmendanı himayesinde bulunan “Hindistan Cemiyet-i Hayriyesi” de var ise de, ancak namı var demekten başka bir söz söylenemez. Fakat âlem-i matbuatta ittihad kelimeleri söylenmeğe başladığı eyyamdan beri ehl-i İslam meyanında münasebet tezayüd etmekde olduğu görüldü. Bütün Müslümanların Makam-ı Hilafet-i Osmaniye’ye olan rabıta-i diniyeleri yevmen fe yevmen tezayüd etmekte olduğu kâbil-i inkâr değildir. Hususa Mısır ve Tataristan matbuatının bu fikre büyük hizmet etmiş oldukları da şüpheden âridir!

Bütün dünyada üç yüz milyondan ziyade Müslümanlar müttehid olarak hareket edecek olurlarsa, gayet dehşetli bir kuvve-i camia teşkil edeceklerini beyana hacet yoktur. Zaten diyanet-i İslamiye bu kuvve-i camianın bilfiil mürevvic-i hadimidir diyebiliriz.

Biz şimdilik pan İslamizm meselesini sükut ile geçelim de, an cedd kendi malımız olan “pan-Turanizm” den ufacık bir hatıra kâriin-i kiram arz ve beyan edelim: Osmanlı Türkleri, Rusya Tatarları, Azerbaycan, Kuban Tatarları, Asya-yı vustâ Özbek ve Türkmenleri ve Sibirya Tatarları ve Çin-i garbî Moğolistanı, Türkistan-ı Çin’i, ve merkez-i Çin’de kâin Altışehir Tatarları, Salarye [Salar] Türkleri, ta Tonkin hududuna kadar bir sülale-i müteselsile-i Turaniye’dir ki, bugün bir harita yapılacak olursa, dehşetli bir mevki-i coğrafiye işgal ederek, âlem-i siyasiyeye dahi başka bir renk verecektir.

Bunların kâfesi an-asıl Moğol cinsine mensub olub cümlesi din-i mübîn-i İslam ile muteddin hemen yüz milyona karîb bir kavm-i vahiddir ki hep lisan-ı Türkî ile tekellüm ederler.

Böyle bir kuvve-i cesîmenin ön ayak olacak rehberi ve kâidi, hiç şüphesizdir ki bu gün evc-i terakkide cümlesine faik olan Osmanlı Türkleridir.

Filhakika bugün Osmanlı Türkî lisanını, İstanbul Osmanlılarından mâ-adâ kimse anlayamıyor ise de, fi-mâba’d Osmanlı Türkî lisanı bir tarz-ı cedid ile takaddüm ve terakki ettirilerek, umum evlad-ı Türk için anlaşılabilmesi derecesine kadar sadeleştirilmek de mümkündür. Ve belki de yevmen fe yevmen sadeleştirilecek olursa, an-karîb umum Türkçe tekellüm eden akvam için anlanabilir hâlis bir lisan-ı Türkî meydana gelebileceği de ümid olunur zannederiz. Bugün Osmanlı edebiyatı zan olunarak piyasada tedavül eden elfaz-ı mühmele-i bî-ma’nâ, ve rabıtasız lugât-ı ecanibi şamil cümleler, hiç şüphesiz insaniyet namına ortalıktan silinecektir. Bundan sonra bunları da göremiyecek bir âmâ tasavvur olunamaz zannederim.

“Pan-Turanizm” den esas maksad umum küre-i arzda mevcut ehl-i İslamın matlubu olan “pan-İslamizm”den başka bir şey olmayıp, belki yine ittihad-ı İslam dahilinde bir şube-i muvakkat vazifesini ifa eder. Bu ise manen ittihad-ı İslam esasından hiç başka bir şey değildir. Yine ittihad-ı İslam esası bi-t-tamam bâki olmak şartıyla “pan-Turanizm” meydana gelebileceği şüpheden âridir. Daha muhtasarca arz etmek icab ederse “pan-Turanizm” hemen “pan-İslamizm”in mukaddimesidir. Nefs-i ömürde ittihad-ı İslam nasıl bir büyük kuvvet teşkil edecek ise, ittihad-ı akvam-ı Turaniye dahi aynı kuvvetin bir mukaddime-i muavinesi olabileceği kat’îdir. Ve ayrıca hattızatında dahi büyük bir kuvvet teşkil eder.

Yetmiş seksen milyonluk bir kulûb-ı müttehide, bir millet-i mu’temeddine, bir din ile mütedeyyin, bir lisan ile mütekellim, müttehiden ve müttefikan ilm-ü maarifte yeden biyedin terakki edecek olurlarsa, değil yalnız kendilerini varta-i helâkten tahlis etmek, belki bütün âlem-i insaniyeti nur-ı irfanla tenvir edeceğimize de şüphe mi olunur. Sulh ve silmin de yegane hâdimi oluruz.

Bugün İslavlar bizden ziyade değildir, Jermanlar ise aded itibarıyla bizim kadar da olamaz, şecâat-i milliyemiz ise, asırlarca göstermekte olduğumuz muharebelerde zaferyâb olarak şan-ı manevî ve maddîye malik olmamız ile müsbettir.

Her ne kadar bugün medeniyet nokta-i nazarından milel-i saireye nisbetle geri kalmış olduğumuzdan bazı bed-bînân bize nazar-ı udvan ile nazar ederlerse de, istidad-ı fıtriyemizi de kimse inkar edemez. Biz gayret-i diniye ve milliyemiz ile ciddi surette teşebbüs ederek, mabeynimizde olan bazı şahsiyat ve şehvaniyat ve ağraz-ı fâsideleri de izale ederek, Avrupa! Avrupa diye pek üzülmeyip kemal-i ciddiyet ile her umurda vicdanımızı hakem tutarak var kuvvetimiz ile say’ ve gayret edecek olursak, kendi istidad ve kabiliyetimizi bütün kâinata karşı isbat edebileceğimiz azhar u mineşşemsdir.

Esbab-ı ittihadın vesile-i evveliyesi olmak üzere bugün İstanbul Türkçe’si daha sadeleştirilerek bütün akvam-ı Turaniye için bir lisan-ı umumî ittihaz olunmalıdır, matbuat sayesinde bu fakir, kemal süratle tervic olunabilir. Gazetelerde bu babda hususi sütunlar açılmalıdır. Ve bu fikire de umum akvam-ı Turaniyenin iştirak edeceği şüphesizdir.

Bugün bütün âlem-i insaniyetce müsellem ve malumdur ki: asr-ı hazırda en terakki etmiş bir fikir var ise, o da fikr-i milliyettir. Almanların terakkilerine bâis olan sebeblerin birincisi fikr-i milliyete olan irtibatlarıdır. İtalya devletini Avusturyalılar boyunduruğundan kurtaran bir şey var ise, o da fikr-i milliyettir. Bugün ufacık bir Finlandiya efkar-ı milliye sayesinde hemen hemen Rusya devlet-i fahimesinin zulmünden kurtulmak üzeredir.

Mini mini Japonlar hamiyyet-i milliyeleri sayesinde dehşetli Rusya devlet-i muazzamasına ilelebed kapanmaz bir yara açmıştır. İşte yine şu milliyet-i Turaniye (veyahud İslamiye diyelim) âmâl-i siyasiyesiyledir ki, bugün umum ehl-i İslamın gözleri Osmanlı hükümet-i Turaniyesine matufdur. Osmanlı Türklerinin hayatı âlem-i İslamın hayatıdır.

Bugün re’s-i kârda bulunan Türklerden sâdır olacak en küçük bir hata, ileride alem-i İslam için mucib-i hüsran bir rahne açacaktır.

Şu halde hükümet-i cedide-i Osmaniye’miz erkânının ağraz-ı şahsiye ve âmâl-i nefsaniyelerinden vaz geçerek, İslamiyet ve insaniyet namına yek vucud olarak hareket etmelerini an-samimi’l-kalb temenni ederiz. Bizleri daima ye’s içinde yuvarlıyan bir şey var ise, milletimiz erkânının öz aralarında çarpışmalarıdır. Bir ferd-i vâhidin, yaki vazifesini bilmez bir denî mevkini muhafaza hülyasıyla umur-ı devlete rahne açmak ecanibe ihtimâ’ etmek gibi denâetde bulunmak zamanı geçmiş, idare-i meşruta bu gibi dalâlete meydan bırakmamıştır. Bugün Osmanlı milleti için hayat meydanı açılmıştır, fakat bu kere istifade edemezlerse ilelebed hüsranda kalacaklardır.

Bu zamanda terakki için hiç bir mani yoktur, asr-ı hâzırda her şey ihtira olunmuş, hazır pişmiş demektir. Bizim için kalmış bir şey var ise o da yalnız çalışmaktan ibarettir. Japonya önümüzde bir misal-i mücessemdir. Milel-i mütemeddineden sınai’ ve muhtereatdan her ne ki lazım ise aldı yürüdü. Otuz kırk sene zarfında gayet büyük imparatorluk oldu. Bundan otuz sene mukaddem Japonya’nın ismini böyle kimse bilmediği halde bugün Japon ismini herkes takdis edercesine yad etmektedir. Bu ise yalnız say’ ve gayret ve fikr-i milliyet ile meydana gelmiştir.

Hamiyet-i milliye ve gayret-i diniye olmazsa, yalnız bir atıp tutmak ile iş görülemez. Memleket ıslah olunamaz, hamiyet-i milliyeleri olup da vatan ve memleketlerine muhabbeti olanlar biraz da fedakarlık göstermeli, on beş yirmi sene Avrupa’da aç ve çıplak sefaletler ihtiyar eden gençlerimiz, Fizan ve Trablusgarb çöllerinde sürünerek vatan tehlikede diye bar bar bağıran ediplerimiz, bugün vatanın hayatı ellerinde olduğu halde yalnız bir boğazlarını düşünürse, şık elbiselerle faytonlara mağrur olurlarsa, millet eskisinden ağır yükler altına girerse, bunu göre göre sükut etmek hep hamiyetsizlikten başka bir şey değildir. Kuvve-i icbariye eshab-ı hamiyetin ağzını kapatır. Kalemleri de keser, gazeteleri de kapatır, fakat bunlardan bir netice-i müfide hasıl olmaz. Hamiyetsiz memleket himaye olunamaz. Şu halde biz biraz da gözlerimizi açalım: Ne için biz hamiyet-i milliyemizi zayi ettik? Sebep nedir?

Bunu teftiş edecek olursak mürebbîlerimizi hatıra getirmeliyiz, bizi terbiye edenler hep ecnebi, onlar bizi kendi mesleklerine muvâfık surette terbiye ettiler. Ve hâlâ etmektedirler, bunları uzun uzadıya söyleyecek ollursak memleketi ve milleti muzlim bir felaket içinde göreceğiz. Şu halde biz dahi kendi hüviyetimizi isbat etmek istersek istikbalimizi mülahaza etmeliyiz.

Bizim istikbalimiz ve umum âlem-i İslamın istikbali tekrar ediyorum, bu makam-ı hilafet-i kübraya merbuttur ve makam-ı mübarekin hayatı da, umum ehl-i İslamın hayatına bağlıdır. Hususen akvam-ı Turaniyenin hayatına bağlıdır. Şu halde ne için yekdiğerimize el uzatmayalım? Ne mani var ki yekdiğerimize karşı kardeşliğimizi izhar etmeyelim? Ne için lisanlarımızı birleştirmeyelim? Tatarlar ne için Osmanlı matbuatından istifade etmesinler? Türkler ne için Tatar gazete ve kitablarını okumaktan mahrum olsunlar? Ya cüzzi bir hamiyet-i milliyesi olanlar bunları mülahaza edecek olursa, kendi kendinden hayâ eder utanır. Bizler ise bunları mülahaza etmekten dahi aciz miyiz?

Bize kalırsa vakit geçirmeyip elbirliğiyle çalışmalı, bir an evvel pan-Turanizm esbabına teşebbüs etmeli. Malumdur ki bu gibi meseleleri takib için mahsus organizasyon tesis olunmalı, umum akvam-ı Turaniye içinde bir fikre hizmet eder adamları aramalı bulmalı, hemen mekatibe ve merasüle meydanları açmalı, merkezleri tayin etmeli, matlabları tahsis etmeli de mihver-i matlabı Sırat-ı Müstakim’e tevcih ettirerek, bir an evvel ileri arş diyerek kemal-i metanet ve istikametle yürümeliyiz. Her eshab-ı hamiyet ve gayret ve her hâdim-i millet ve memleket için süluk edecek bir tarikat ve meslek var ise, o da pan-Turanizm tariki ve pan-Turanizm mesleğidir, rah-ı hakka süluk etmek isteyenler bu tarikatı ihtiyar etmeli, bütün efkar ü âmâlini buna hazır ederek vird-i zebân etmelidir.

Bizim için yegane matlab budur, yegane maksad budur, ve keşf olunacak bir yeni Amerika var ise o da budur.

 

 

 

Abdürreşid İbrahim, “Yine Pan-Turanizm Yaki Akvam-ı Türkün Birleşmesi,” Teârüf-i Müslimîn, cild 1, aded 4, 17 Cemaziyelevvel 328/13 Mayıs 326, 26 Mayıs 1910.

___________________________________________________________________________

 

Bu gayet sade gayet tabii ve min-el-kadim madden ve manen mevcud bir şeydir. Bugün Sibirya’da koca karılar Türkçe okuyup yazmayı bildiklerini iftihar makamında “Türkî’m var da kürküm var” derler.

Türkistan sahrasında ve Altay mâverâsında bir Kazak’tan bir Özbek’ten okumak bilir misiniz diye soruldukda: “Elhamdilüllah Türkî tanıyoruz” cevabını verirler. Yaki, bâlâlarımı okutacağım hiç olmazsa öz Türkî’sini bilsin. Elhamdülillah gözü açıldı Türkçe’si var ve emsal-i umum: Türkistan, Kazakistan, Tataristan akvamı kendisini akvam-ı Türkî’den diye bilirler, Türklüğü ile iftihar ederler. Bunlar hep birdir, hep Türkdür, lisanları bir, ırkları bir, dinleri de bir. Fakat kahramanlıkları sayesinde bir zaman dünyanın her tarafına yürümüşler, her yerde kuvve-i hakimiyeye malik olmuşlar, her nerede icab etti ise hasb-el-maslaha orada kalmışlar, akıbet imtidad-ı zaman ile araları uzaklaştıkça yekdiğerini unutmuşlar, kusurları da budur. Şimdi bunları birleştirmek demek: birini ahâre bildirmek, fikirlerini bir noktaya cem etmek, menfaatleri ve mazarratları bir olduğunu da göstermek demekten ibarettir.

Zannederiz burada garabeti mucib olacak hiçbir şeyler yoktur. Değil bizler hayvan bile kendi sürüsünü tanımak ister. İnsanlarda bu kadar bir hissiyat olamaz mı?

Ördek yumurtasını tavuk altına koyup da piliç çıkartacak olursak, o piliç hemen yumurtadan çıktığı günden itibaren kendini hemcinslerinden başkaları içinde görünce, hemen suyu görür görmez koşar, hemcinsini arar.

Şu halde biz ne için yekdiğerimizi aramayalım, bizim piliç kadar da hissiyatımız yok mu?

Bu hususta bazı evhamperestler, olur olmaz hayallere saparak, bir takım korkulu rüyalar görüyorlarmış. Koca karıların çocukları çarşamba kadını ile tahvif etmesi gibi, Avrupalıların hiç çekemiyeceklerini söyleyerek “aman biz kendimize Türk diyecek olursak, Avrupalılar bizim başımıza kıyametleri koparacaklar, belaya çatacağız, aman bilmem ne” gibi şeylerle mektep gerisinde talebeleri böyle tehdid ediyorlarmış.

Dünyada çok garip şeyler vardır, kuyruklu yıldızdan korkmuş feylesofların bu gibi şeylerden korkmaları şayan-ı istigrab olamaz. Fakat biz şurasını açık bilmeliyiz ki umur-ı tabiiyyeden olan bir şey, hatt-ı hareketini tebdil ederek âleme çarpamaz, bir adamın Türklüğünü ketm etmesi kendi neslini ketm etmek demektir. Hiç bir akıl hiç bir korku ve mazeretle veled-i nameşru olduğunu dava edemez.

Zannetmem ki, bir Türkün Türklüğünü inkar etmesi tasavvur olunabilsin. Şu halde nasıl olur da Türklüğümüzü söylemeden korkarız. Nasıl olur da biz kendi kardeşlerimizle birleşmeden kaçarız, yahu insaf yahu! Bu ne kadar hayalperestlik! Avrupalılar o kadar ahmak mı ki, biz Türkler, kendimizi Türk dediğimiz için bize hücum etsinler, Yaki biz de o kadar korkak mıyız ki hemen onlar hücum edecek diye cinsimizi inkar edelim. Yok, ne o ne o.

Biz yine Türk oğlu Türküz, hepimiz biriz birleşeceğiz. Hiç bir kuvvet cereyan-ı tabiiyyeye mani olamaz.

 

 

 

Abdürreşid İbrahim, İttihad-ı İslam, Teârüf-i Müslimîn, cild 1,

adet 23, 22 Zilkade 328/11 Teşrinisani 326, 24 Kasım 1910.

____________________________________________________________________________

 

“İttihad-ı İslam” ruh-ı İslam demektir, ruhsuz bir cesedin bekası tasavvur olunamadığı gibi, ittihadsız İslam da tasavvur olunamaz.

İslamın esas rüknü Kelime-i Tevhid olduğu gibi bütün talimat ve terbiyesi de ittihaddır. Minelkadim: ibtida-i İslamdan bu güne kadar var ve mevcuddur, ve olacaktır.

Yalnız bu son zamanlarda ara yere nifak ve şikak görmüş biraz tezelzüle uğraşmış ise de esasen yine vardır, yine vardır.

İttihad-ı İslam, bazı Avrupalıların bizi korkutmak istedikleri gibi Nasraniyete hücum için değildir zaten İslamın manası dahi ona müsaid değildir. Cihan tarihini nazar-ı itibardan geçirecek olursak İslamiyetin Nasraniyete hücumu hiç vaki’ olmamıştır. Kimse de dava edemez, bilakis ehl-i salîbin İslama hücumu iki yüz sene devam etmiş iken İslam kılıcı onları teskin etmiştir.

Şimdi dahi Avrupanın bütün mehafil-i siyasiyesini işgal eden mesele-i hemise İslamiyete hücum meseleleridir. Bütün mekideleri, düşünceleri üzüntüleri İslamiyetin damarına balta saplamaktan ibarettir. İslamiyet de buna mukabil kendini müdafaa etmekte bittabi ihmal edemez.

Hıristiyanlar İslama hücum etmek için zırhlılar, dretnotlar, mitralyözler, bilmem ne muhribleri tedarik ederler. Onların bütün düşünce ve tedbirleri İslamiyet aleyhide olduktan sonra elbette İslamlar da, yegane sermayeleri ve yegane silahları olan ittihada sarılacakları şüphesizdir. Olsa bile adâmızın silahına mukavemet edemez. Bugün biz ne gibi tedarikat-ı harbiyede olursak, ne gibi kuvve-i bahriye ve beriyyeye malik olursak, ittihadımızdan kavi bir silah yapamıyacağız. Yeniden on tane birinci sınıf zırhlı alacak olursak adâlarımızın kâfesine muadil olamayacağımız derkârdır.

Şu halde sahilleri (iki kere iki) yakarlar, pek çok memleketlerimizi yıkarlar, nihayetinde biz de yegane silahımız nihayetinde ittihad ile iş görecek olursak elbette neticede yine bizim selahaddinlerimiz kazanacağında şüphe olunamaz.

Bizim esliha-i maddiyemiz zaten yoktur, ve ihtiyacımız da yoktur, şu sebebten bizim kimseye hücum etmeyeceğimiz aşikârdır. Ne zaman ki bize hücum ederlerse, bizim kuvve-i müdafaamız ahlak-ı İslamiyemiz ile ittihadımızdır, bunu bizim elimizden kimse alamaz, İslamiyet esasen difâî muharebeler ile başlamıştır. Ve hiç bir zaman hukuk-ı meşruasını müdafa etmekte tereddüd etmemiştir, bundan sonra dahi tereddüd edemez, müdafaa-i maddiye ve maniveye de kemal-i metanetle sebat ve istikamet edecektir. İalâ-i kelimetullah denildiği zaman Müslümanlar kalb-i vâhiddir bunu her zaman dava ettikleri gibi isbatına dahi muktedirler.

Ve bu mana ile Müslümanların İttihadları var ve olacaktır. Hiç bir vakit bizim bu İttihadımıza hiç bir kuvvet mani olamaz.

Bununla her Müslüman iftihar ederse hakkı vardır, daima iftihar ederiz. Hukuk-ı meşruamızı müdafaa etmekte yek vücuduz.

Yalnız şimdiye kadar bu bir kanun ve bir programa merbut değildi, vakitler takarrüb ettikçe o kanun ve programlar tabiatıyle meydana gelebileceğinden şimdilik telaş olunacak da bir şey yoktur.

Asıl İttihad-ı İslamın kanun ve programını tanzim ve tertib edecek heyet, İslamiyet aleyhinde bir siyaset takip etmekte olan Avrupa diplomatları ve onların tutacakları meslekleriyle teşekkül eder.

 

Cild 1, adet 1: 5 Rebiülahir 328 / 2 Nisan 326 (15 Nisan 1910)

“Maksad,” 1

Musa Kâzım, “İnsan Nedir?,” 3

Mahmud Esad, “Bi’set-i Muhammediye,” 5

Sibiryalı Seyyah Abdürreşid İbrahim, “Kuvve-i K­ūenfüseküm,” 7

Bursa Meb’usu Ömer Fevzi, “Teârüf, Misak-i İlahi,” 9

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Validelerimiz…!,” 11

Kırımlı Yakup Kemal, “İslam’da Uhuvvet-i Diniyye ve Bugünkü Müslümanlar-1,” 14

Alem-i İslam:

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Noviye Vremya,” 15

 

 

Cild 1, adet 2: 18 Rebiülahir 328 / 15 Nisan 326 (28 Nisan 1910)

“Tebrik”

Abdürreşid İbrahim, “Pan-Turanizm,” 17

Mahmud Esad, “İntişar-ı İslam,” 20

Ömer Fevzi, “El-Cehd ve’l-Mücahede,” 22

Eş-Şeyh Esedullah, “Fâkesemû Bihabli’lahi Cemi’an Velâ Teferrkû,” 24

[Yakup Kemal], İslam’da Uhuvvet-i Diniyye ve Bugünkü İslamlar-2, 25

Alem-i İslam:

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Rusya İslamlarında Tiyatroculuk,” 27

Buhara Muhabirimizden, “Buhara Hal-i Tehlikede…!,” 29

“Rus Misyonerlerinden Mösyö İlminski’nin Mektubu,” 30

Şuûn-ı İslam:, 32

 

 

Cild 1, adet 3: 3 Cemaziyelevvel 328 / 29 Nisan 326 (12 Mayıs 1910)

Musa Kâzım, “İnsan Tab’an Medeni midir?,” 33

Abdürreşid İbrahim, “Aleyküm Bi’şevketi’l a’zam,” 34

İsmail Hakkı, “Halefülfuzul,” 36

Abdürreşid Ayın [İbrahim], “Akvam-ı Turaniye Neden Dağıldı?,” 38

Yakup Kemal, “İslam’da Uhuvvet-i Diniyye ve Bugünkü Müslümanlar,” 40

Alem-i İslam:

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Bedbaht Hükümdar, Zavallı Millet…!,” 43

“Rus Misyonerlerinden Mösyö İlminski’nin Mektubu,” 46

Buhara Muhabirimizden, “Buhara Hal-i Tehlikededir…!,” 47

Rahmetullah Yelgibayef, “Çin Memleketine Din-i Mübin-i İslamın Duhulü Hakkında Sahife-i Tarihiye” (Şura’dan), 49

Şuûn-ı İslam:,

“Rusya’lı İslam Tüccaranı,” 50

“Rus Duma’sında Hukuka Tecavüz,” 51

“Binkale İslamlarında Eser-i İntibah,” 51

Mev’ize:, 52

 

 

Cild 1, adet 4: 17 Cemziyelevvel 328 / 13 Mayıs 326 (26 Mayıs 1910)

Abdürreşid İbrahim, “Talebe-i Ulûm ve Şakirdan,” 55

Ayın Elif [Abdürreşid İbrahim], “Yine “Pan-Turanizm” yaki “Akvam-ı Türkün Birleşmesi,” 57

Bir Rusyalı, “Girid ve Alem-i İslam,” 58

Ömer Fevzi, “Fetva-i Meşihat-ı İslamiye,” 59

Sibiryalı Ayşe, “Osmanlı İslam Hemşirelerimize,” 60

Dobruca’da Bir Köy Hocası, “Seyyah-ı Şehir Abdürreşid İbrahim Efendi Hazretleri’ne,” 62

Alem-i İslam:

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Kırgızlar ve Duma’nın Son Kararı,” 62

Elif T, “Beyrut’ta Daru’l-Ulûm Mektebi,” 65

Moskova: Arif Tukiyef, “Han Kirman İslamları,” 66

Rus Misyonerlerinden Mösyö İlminski’nin Mektubu, 67

Şuûn-ı İslam:

“Orenburg Mahkeme-i Şeriyesi,” 69

“Buhara’da Hafiyelik Usulü,” 69

“Başkurtlar da Artık Tenbelliği Bırakıyorlar,” 70

 

 

Cild 1, adet 5: 2 Cemziyelahir 328 / 27 Mayıs 326 (9 Haziran 1910)

Abdürreşid İbrahim, “Girid İçin Canlar Feda,” 71

Mahmud Esad, “Arab’ın Devr-i İstilası,” 72

Abdürreşid İbrahim, “Talebe-i Ulûm ve Şakirdan,” 75

Mehmed Murad Remzi, “İslamiyet’te Hürriyet-i Kelam ve Serbesti-i Matbuatın Meşruiyeti, Mekke-i Mükerreme,” 78

Alem-i İslam:

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Duma ve Hukuk-ı İslamiye,” 80

Elif T, “Mavera-i Ural,” 82

Muhammed bin Muhammed Ali, “Cava’dan Mektub,” 84

Şuûn-ı İslam:

“Donanma-yı Osmanî İanesi ve Alem-i İslam,” 80

“Rusya’da Hürriyet-i Matbuat,” 82

 

 

Cild 1, adet 6: 16 Cemziyelahir 328 / 15 Haziran 326 (28 Haziran 1910)

Abdürreşid İbrahim, “Talebe-i Ulûm ve Şakirdan,” 87

Ayın Elif [Abdürreşid İbrahim], “Pire Vahşeti,” 89

Mehmed Murad Remzi, “İslamiyet’te Hürriyet-i Kelam ve Serbesti-i Matbuatın Meşruiyeti, Mekke-i Mükerreme,” 90

Emine Semiyye, “Sibiryalı Kız Kardeşimiz Ayşe Hanım Efendi’ye,” 92

Balcızade Edremit’li Mehmed Tahir, “Teferruk ve Cemiyet-i İslamiye,” 93

Köprülüzade Mehmed Rif’at, “E’n-nezafet-i Min’el-İman,” 96

Alem-i İslam:

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Pan-İslamizm Etrafında Bir Misyoner, Misyoner Nedir?,” 96

Elif T, “Mavera-i Ural,” 100

“Rus Misyonerlerinden Mösyö İlminski’nin Mektubu,” 102

Şuûn-ı İslam:

“Kırım Müftüsüne Karşı Bir Tecavüz,” 105

“Kırım’da Münteşir Tercüman Refikimizden,” 106

“Akmescid’de Serpuş-ı Osmanî’ye Taarruz,” 106

“Hindistan Ulemasında Eser-i Hayat,” 106

“İngiltere, Türkiye ve Mısır,” 106

“Misyonerler Çalışıyorlar,” 106

 

 

Cild 1, adet 7: 25 Cemaziyelahir 328 / 24 Haziran 326 (7 Temmuz 1910)

Abdürreşid İbrahim, “Baykotajlar,” 107

Balcızade Edremidli Mehmed Tahir, “Teferruk ve Cemiyet-i İslamiye,” 109

Kırımlı Yakup Kemal, “Medeniyet-i Garbiyeyi İktibasta İctimaiyunumuzun Gösterdiği Tesamüh,” 112

Alem-i İslam:

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Rusya’da İmamet Mansabı,” 114

Elif T, “Mavera-i Ural,” 117

Abdullah, “Buhara’dan Bir Mektub,” 119

Köprülüzade Mehmed Rif’at, “Lisan ve Edebiyata Dair,” 120

Şuûn-ı İslam:

“Roma’da 3 Mayıs Karar-ı Hukukşikenanesinin Son Aldığı Vaziyeti,” 121

“Habeşistan’da İslamiyet,” 122

“Tunus Gençleri,” 122

“Perm’de <<İslam Terakkiyun İktisadiyun>> Cemiyeti,” 122

 

 

Cild 1, adet 8: 14 Receb 328 / 8 Temmuz 326 (21 Temmuz 1910)

Abdürreşid İbrahim, “Terakki Nasıl Olur?,” 123

La, “İttihad-ı İslav Kongresi Hakkında,” 125

Alem-i İslam:

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Afganistan-Buhara,” 128

Yarkend’den Rahim Hoca Azimbayof, “Bizim Halimiz,” 132

“Kırım’da Rüşdiye Mektepleri,” 134

“Kazan Misyoner İctimaının Kararı,” 136

Şuûn-ı İslam:

“Kaşgar Şeyhülislamı, Baba Tahir’in Refik-i Sabıkı mı?,” 136

“Zavallı İran,” 137

“Hindistan İslamları ve Donanma İanesi,” 137

“Kırgızların Uğradığı Daha Bir Hakaret,” 137

“Büyük Bir İntibah,” 138

“Mısır Zabitanında Hareket Fikri,” 138

 

 

Cild 1, adet 9: 28 Receb 328 / 22 Temmuz 326 (4 Ağustos 1910)

Abdürreşid İbrahim, “Donanma-yı Hümayûn İanesi ve Memalik-i Ecnebiye Müslümanları,” 139

Ayın Elif [Abdürreşid İbrahim], “Hüccac-ı Müslimîn ve Umur-ı Sıhhiye,” 142

La, “İslav Kongresi Hakkında,” 143

Sibiryalı Ayşe, “Büyük Hemşirem Emine Semiyye Hanım Efendi Hazretlerine,” 144

Alem-i İslam:

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Kazan’da İnikad Eden Misyonerler Kongresi Münasebetiyle,” 148

Buhara Muhabir-i Mahsusumuzdan, “Buhara Mektubu,” 151

“Esseyyid Abdullah Zevavi,” 154

 

Cild 1, adet 10: 13 Şaban 328 / 5 Ağustos 326 (18 Ağustos 1910)

Abdürreşid İbrahim, “Namus Nedir?,” 155

Ömer Fevzi, “El-Kana’atü Kenzün La’yüfna,” 157

Bursa’da Misafire Memure Hamidullah, “Dersaadet’de İslam Ana Mektebi,” 158

Alem-i İslam:

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “İran’a Doğru…!,” 160

Halil Sami, “Rusya Hatıratım’dan…!,” 164

Nur Muhammed Pencabi, “Hindistan’da,” 166

Muakkip, “Hakim-i Adilin Karşısına Çıkmaya Biz Hazırız!!,” 168

Şuûn-ı İslam:

“Selanik’de Cuma Tatili,” 168

“Orenburg İslamlarında Talebelere Yardım Cemiyeti,” 170

“Âsâr-ı Diyanetperverî-i Padişahî,” 170

“Yeni Bir Hareket-i İlmiye,” 170

“İran Ahvali,” 170

 

 

Cild 1, adet 11: 20 Şaban 328 / 12 Ağustos 326 (25 Ağustos 1910)

Abdürreşid İbrahim, “Hindistan ve Mısır,” 171

Ayın Elif [Abdürreşid İbrahim],” Ah bu Amâ!, 172

H.T., “İngiltere, Almanya ve Alem-i İslam Makalesi Münasebetiyle,” 174

Samizade Süreyya, “Memalik-i İslamiye’de Protestan Misyonerleri,” 177

Alem-i İslam:

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Müntesibin-i İlmiyeye,” 79

Ahmed Münir Reşid, “Mazi ve Halimiz,” 181

“Buhara’dan Aldığımız Bir Varaka,” 183

Şuûn-ı İslam:

“Şehzade Abdürrahim Efendi,” 184

“Ehl-i İslamın Vezaif-i İktisadiyesi,” 184

“Sivastopol Sahilindeki Şühedamız,” 185

“Sulh-ı Umumi Kongresinde Mısır Meselesi,” 185

“Hindistan’da Adem-i Memnuniyet Devam Ediyor,” 185

“Rusya’da İslam Kütübhanelerinin Kapanması,” 186

“Rusya’da Osmanlı Konsoloshaneleri,” 186

 

 

Cild 1, adet 12: 27 Şaban 328 / 19 Ağustos 326 (1 Eylül 1910)

Abdürreşid İbrahim, “Bizim Maliyemiz,” 187

“Kont Leon Tolstoy’un Mektubu,” 189

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Tiyatro Namı Verilen Sefahathaneler, Emniyet-i Umumiye’nin Nazar-ı Dikkatine,” 190

Samizade Süreyya, “Hastalıklarımız,” 193

Alem-i İslam:

Halil Sami, “Rusya Hatıratım’dan…!,” 195

Fethül Kadr Süleymanof, “Kırgız Sahrasından…!,” 197

“Rus Misyonerlerinden Müteveffa İlminski’nin Mektubu,” 198

“Kırgızları Harab Eden Bir İllet,”

Rüşdiye Muallimlerinden Abdurrahman, Akdemzade Hacı Müslim, “Eskişehir’den Aldığımız Bir Varakayı Aynen Derc Ediyoruz,” 201

“Es-Seyyid Abdullah Ez-Zevavi,” 202

 

 

Cild 1, adet 13: 4 Ramazan 328 / 26 Ağustos 326 (8 Eylül 1910)

Abdürreşid İbrahim, “Hacı Babalar Gelmekte,” 204

Ayın Elif [Abdürreşid İbrahim], “Donanma-yı İane-i Milliye Cemiyeti,” 205

Ömer Fevzi, “Müslim Kardeşlerimize,” 206

“Müslüman Nam Kitaptan: Oruç,” 207

Samizade Süreyya, “Suriye’ye Bir Nazar,” 209

Ahmed Münir Reşid, “Darülfünun ve Avrupa’ya Talebe İrsali,” 211

Alem-i İslam:

“Hindistan ve Alem-i İslam,” 213

“İslam Düşmanları,” 213

Emir Ali, “Esaret,” İngilizce’den Mütercimi: Samizade Süreyya, 215

“İran Ahvali,” 216

Muhammed bin Muhammed Ali, “Borneo Ceziresinde Sambas’tan Mektub,” 216

Kısm-ı Mahsus:

“Kilise Meselesi,” 217

“Mekatib-i Ecnebiye,” 217

 

 

Cild 1, adet 14: 11 Ramazan 328 / 2 Eylül 326 (15 Eylül 1910)

Abdürreşid İbrahim, “İstikraz Meselesi,” 219

“Ahidname-i Hazret-i Ömer’ül-Faruk,” 220

M. Kırımbayev, “Müslümanlara..,” 221

Kırımlı Yakup Kemal, “Alem-i İslam’ın Nazar-ı İntibahına…!,” 222

Alem-i İslam:

İslam Kadınları…!, Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, 224

Abdürreşid, “Rusya’da Hüseyinof Biraderleri,” 228

Halil Sami, “Rusya Hatıratım’dan…!,” 229

Bir Rusyalı, “Menafi-i Milliyeye Karşı Bir Yemin,” 231

“Rus Misyonerlerinden Mösyö İlminski’nin Mektubu: İslam Matbuatı,” 232

 

 

Cild 1, adet 15: 18 Ramazan 328 / 9 Eylül 326 (22 Eylül 1910)

Abdürreşid İbrahim, “Milletin Terakkisi Herkesin Matlubudur,” 235

Mahmud Esad, “Din-i İslam Meşrutiyeti Emreder,” 236

Ayın Cim, “Bulgarların İstila-yı İktisadîsi,” 239

Emir Ali, “Esaret,” İngilizce’den Mütercimi: Samizade Süreyya, 240

Alem-i İslam:

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Buhara Talebeleri İle Bir Hasbıhal,” 241

Samizade Süreyya, Mısır Meselesi, 245

“Rus Misyonerlerinden Mösyö İlminski’nin Mektubu,” 247

“Rusya’da İslam Bulunan Mahallere Mahsus Hafî Polis Heyeti Teşkili,” 249

 

 

Cild 1, adet 16: 25 Ramazan 328 / 16 Eylül 326 (29 Eylül 1910)

Abdürreşid İbrahim, “Islahat-ı Umumiye,” 251

Abdürreşid İbrahim, “Diyanet Namına Dilenmek Bize San’at Olmuş,” 253

Alem-i İslam:

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Hive Hanı Muhammed Rahim Han’ın Vefatı Münasebetiyle,” 254

Samizade Süreyya: Üsküdar, “Mısır Meselesi,” 258

Molla Birdi Kul Kari Muhammed, “Hive’den Mektub,” 260

Rus Misyonerlerinden Mösyö İlminski’nin Mektubu, 261

“Bahr-i Siyah’ın Bitaraflığı,” 263

Kârilerinizden Hüseyin Vassaf, “Acaba Hangisi Doğru?,” 265

“Genç Mısırlılar Kongresi,” 266

“Rusya’nın Suriye’deki Nüfuzu,” 266

 

 

Cild 1, adet 17: 9 Şevval 328 / 30 Eylül 326 (13 Ekim 1910)

Abdürreşid İbrahim, “Hacı Babalar Gelmekte,” 267

Mustafa Kamil, “İslamiyet Nâsıhtır,” 269

Subhi Naci, “Paris’te Bir Kongre,” 271

Emine Semiyye, “Asıl İhtiyacımız,” 273

Alem-i İslam:

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Mavera-i Nehirde İngiltere,” 275

Ömer Yamaoka, “Japonya’dan Mektub,” 278

Samizade Süreyya, “Mısır Meselesi,” 279

Hüseyin Vassaf, “Hazret-i Osman’ın Mushaf-ı Şerifi Hakkında Aldığımız Bir Varaka,” 281

“Rusya’da İslamlara İane Sandığı Koymaya Müsaade Etmiyorlar,” 282

 

 

Cild 1, adet 18: 17 Şevval 328 / 7 Teşrinievel 326 (20 Ekim 1910)

Abdürreşid İbrahim, “Maliyemiz ve İstikraz,” 283

Ömer Fevzi, “Hayat-ı İctima’i,” 284

Mustafa Kamil, “İslamiyet Nasıhtır,” 286

Safvetî Kemal, “İsrafatımız ve Tarz-ı Maişetimize Bir Nazar,” 289

Ayın Elif [Abdürreşid İbrahim], Usul-i Tedris ve Islahat, 289

Alem-i İslam:

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Etrafımızda Dönenleri Döndürenlere,” 290

Subhi Naci, “Bürüksel’de Bir Kongre,” 293

Samizade Süreyya, “Mısır Meselesi,” 294

Mim Mim Ayın, “Cava’dan Mektub,” 296

Ahmed Münir Reşid, “Hür Terbiyeden Bir Yaprak,” 297

“Bulgaristan’da Müslümanlar,” 298

 

 

Cild 1, adet 19: 24 Şevval 328 / 14 Teşrinievel 326 (27 Ekim 1910)

Abdürreşid İbrahim, “İran ve İraniler,” 299

Ayın Elif [Abdürreşid İbrahim], “İttihad-ı İslam,” 300

Musa Bigiyef, “Açık Mektub: Şeriat-ı İslamiye Hürmetine Bir Rica,” 301

Namık Ekrem, “Maarif ve Avam,” 302

Ayın, “İslamiyet ve Türkler,” 304

Alem-i İslam:

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Bugünkü Mevkimiz,” 306

Bir Mektub, Türkistan hacıları namına Mustafa Yangaliçef, “Medeniyet İçerisinde Vahşet, Adalet Altında Zulm!!,” 309

“İran’ın Mukasemesi Münasebetiyle,” 310

“Almanya İmparatoruna Çekilen Telgrafname,” 311

Safvetî Kemal, “Cehl, Taassub,” 312

Kısm-ı Mahsus:

“İstikraz,” 313

“Rusya’da Cuma Tatili Meselesi,” 313

“Bosna Hersek,” 314

“Afganistan,” 314

 

Cild 1, adet 20: 24 Şevval 328 / 14 Teşrinievel 326 (27 Ekim 1910)

Abdürreşid İbrahim, “İran ve İranîler Ne Oldu? Denilecek Olursa,” 315

“Mekke-i Mükerreme’den Mektub,” 316

Abdürreşid İbrahim, “Hacı Babalar Gelmekte,” 318

Subhi Naci, “Mısır’da Halet-i Maliye,” 318

Samizade Süreyya, “Esbab-ı İnhitat-ı İslam,” 323

“İttihad-ı İslav ve İttihad-ı İslam,” 325

Ahmed Münir Reşid, “Hür Terbiyeden Bir Yaprak,” 326

Muharrerat:

“Takdirlere Seza Bir Teşebbüs, Fakat!,” 327

“Köstence Muhabir-i Mahsusamızdan,” 327

Kısm-ı Mahsus:

“Dersler Başlandı,” 329

“Mücahidîn-i İraniyenin Bir Telgrafnamesi” (Sabah), 329

“Ortodoks Mezhebinden Ricat,” 329

“Çin’de Türkler,” 330

“Londra Cami-i Şerifi,” 330

 

 

Cild 1, adet 21: 8 Zilkade 328 / 28 Teşrinievel 326 (10 Kasım 1910)

Abdürreşid İbrahim, “Buhran-ı Vükela,” 330

Samizade Süreyya, “Emraz-ı İctimaiyemiz ve Suret-i Tedavisi,” 332

“Bulgaristan’da İslamların Mevki’i,” 334

Kırımlı Yakup Kemal, “Cemiyet-i Hayriyelerimiz-Yahud Hayatımız..!,” 336

“Girid Zindanı,” 338

Mısır Muhabir-i Mahsusamızdan, “Mısır Havadisi,” 339

“Halil Halid Beyin Beyanatı,” 340

Kısm-ı Mahsus:

“Rusya’da Müslümanların Telaşesi,” 340

“Rusya’da Mektebler,” 341

“Afganistan’dan Mektub,” 341

İslam Bankası, 342

Şuûn-ı İslam:

“Kırgız’larda Maarife Heves,” 344

“Cava Ceziresi ve Japonya,” 345

“Sibirya’da (Kustanay) Şehrinin Mahalle İmamı Seyyid Efendi,” 346

 

 

Cild 1, adet 22: 15 Zilkade 328 / 4 Teşrinisani 326 (17 Kasım 1910)

“Nutk-ı Hümayûn-ı Hazret-i Padişahî,” 347

Samizade Süreyya, “Misyonerler ve Say u Gayreti!,” 348

Fevziye Reşid, “Acizane Bir Mülahaza,” 350

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Osmanlı Hemşirelerime Bir İki Söz,” 352

Ayın Cim, “Donanmamız İçin Fedakarlığa Nemizden Başlanmalı,” 354

Alem-i İslam:

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Merkez-i Hilafette Hacılar…,” 355

T. Ohara, “Japon Cemiyet-i İslamiyesinden Makam-ı Meşihatpenahiye’ye Bir Mektub,” 358

Şah Ahmed, “Hive ve Islahat,” 359

Kısm-ı Mahsus:

“Japonya’ya İlk Kafile,” 360

“Hac Seferi ve Orenburg Müftüsü,” 360

“Duma’da İslam Mebusu Maksudof’un Parlak Bir Nutku,” 361

Ayın Elif, [Abdürreşid İbrahim], “Şi’iler Kimlerdir?,” 362

 

 

Cild 1, adet 23: 22 Zilkade 328 / 11 Teşrinisani 326 (24 Kasım 1910)

Musa Kâzım, “Makam-ı Meşihat’ten Japonya’daki Asya-Gı-Kay Nam-ı Cemiyet’e Cevaben Gönderdiği Mektubun Sureti: “Asya-Gı-Kay” Cemiyeti Reisi Ohara Cenablarına!,” 363

Abdürreşid İbrahim, “İttihad-ı İslam,” 363

Ayın Elif, [Abdürreşid İbrahim], “Kolera Neden Tevessü’ Ediyor?,” 364

Mehmed Murad Remzi, “Asya-Gı-Kay” Cemiyeti Riyaseti Tarafından Gönderilen Mektub Münasebetiyle,” 365

Samizade Süreyya, “Kuvve-i İlmiye—Maaarif,” 368

Alem-i İslam:

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Ta’lim-i Umumî, Hükümetin Entrikası ve İslamların Basiretkârane Hareketleri,” 369

Şah Ahmed, “Vazifelerimiz Hatırımızda mı?,” 373

“Hive Hanı İsfendiyar Han Hazretleri Tarafından Sâdır Olan Ferman-ı Âli,” 375

Kısm-ı Mahsus:

“Kont Leon Tolstoy,” 376

“Anadolu Ahvalinden..,” 377

“Reji Muamelesi,” 377

Suriye Muhabir-i Mahsusumuzdan, “Beyrut’ta Mekteb-i Sanayi’,” 378

“Mekâtib-i Âliye’de İhtiyat Sınıfı,” 378

 

 

Cild 1, adet 24: 29 Zilkade 328 / 18 Teşrinisani 326 (1 Aralık 1910)

Abdürreşid İbrahim, “Türkiye’nin Bekası,” 381

Ayın Elif, [Abdürreşid İbrahim], “Ahlak-ı Milliye Hayat-ı Ümmettir,” 382

Doktor Hâzık, “İslamiyetin İnsaniyete Hizmeti,” 384

Samizade Süreyya, “Terbiye-i Etfal,” 385

Alem-i İslam:

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Biz, Mazimiz ve Avrupa,” 387

“Rus Misyonerlerinden Müteveffa İlminski’nin Mektubu,” 391

“Pekin’den Mektub, Muhabir-i Mahsusumuzdan,” 392

Talebeden Antalyalı İbrahim, “Tearif-i Müslimin Gazetesine,” 393

“Mısır Fırka-i Milliyesi, Ferid Bey ıle Mülakat,” 394

Kısm-ı Mahsus:

“Rus Matbuatından…,” 395

“İstanbul’da Rusya’lı İslam Talebe Kulübü,” 396

“İran İle Münasebetimiz,” 396

 

 

Cild 2, adet 25: 1 Zilhice 328 / 25 Teşrinisani 326 (8 Aralık 1910)

Abdürreşid İbrahim, “Meclis-i Meb’usanımız,” 1

Ayın Elif, [Abdürreşid İbrahim], “Kolera Var mı?,” 2

Samizade Süreyya, “Terbiye-i Nisvan,” 3

Âlimcan El-İdrisî, “Kavaid-i Fıkhıyye Hakkında,” 5

Alem-i İslam:

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Kırgız Sahrasından Gelen Canlı Bir Sada-yı Hamiyet,” 6

“Buhara Veziri Nasrullah Bi Pervaneci Efendi Hazretlerine Açık Mektub,” 10

Sibiryalı Veliyullah Enveri, “Haftada Bir Gün İstirahat ve Tahdid-i İşgal, Rusyalı İslam Tüccaranının Nazar-ı Dikkatine,” 11

“Akmolinsk’den Mektub,” 12

“Rus Misyonerlerinden Mütevvafa İlminski’nin Mektubu,” 13

Kısm-ı Mahsus:

“Takib-i Emvat,” 14

“Mısır’da Hareket-i Meşrutiyetperverane,” 15

“İttihad-ı İslav ve Aleyhinde Bir Rus’un Feryadı,” 16

 

 

Cild 2, adet 26: 20 Zilhice 328 / 9 Kanun-ı Evvel 326 (22 Aralık 1910)

Abdürreşid İbrahim, “Hutbe-i Arafat ve İttihad-ı İslam,” 17

Ayın Elif, [Abdürreşid İbrahim], “Türkiye’nin Bekası,” 19

Doktor Hâzık, “Tababet ve Tedavi,” 21

Yakup Kemal: Beyrut, “Müslümanlarda Tearüf, Teavün Ne İle Olabilir?,” 21

Alem-i İslam:

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Lehistan’da İslamiyet ve Lehlilerle Münasebetimiz,” 23

Şah Ahmed, “Hive’de Mektepler Islahı,” 26

“Alem-i İslamda,” 28

Hasan Sabri A., “Rusya’da İslamlar ve Türkler,” 29

Kısm-ı Mahsus:

“Hindistan Müslümanları ve Hinduslar [Hindu],” 31

“Ruski Islovo Gazetesinin Yalanları,” 32

 

 

Cild 2, adet 27: 27 Zilhice 328 / 16 Kanun-ı Evvel 326 (29 Aralık 1910)

Abdürreşid İbrahim, “Hutbe-i Arafat ve İttihad-ı İslam-2,” 33

Abdürreşid İbrahim, “Zeytinburnu Fabrikası,” 36

Emine Semiye, “Adem-i Vukuf, Fevziye Reşid Hanım Efendiye,” 39

Doktor Hâzık, “Fazilet,” 41

Muallim Ömer Fevzi, “Teârüf-i Müslimin İdare-i Aliyesine,” 42

Alem-i İslam:

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Orenburg Mahkeme-i Şeriyye-i İslamiyesi ve Heyet-i Teftişiye,” 43

Samizade Süreyya, “Suriye Ahvali Hakkında-1,” 47

 

 

Cild 2, adet 28: 4 Muharrem 329 / 23 Kanun-ı Evvel 326 (5 Ocak 1911)

Abdürreşid İbrahim, “Vicdansızlık ve Cemiyet-i Cahile,” 49

Doktor Hâzık, “Hıfz-ı Sıhhat ve Tababet-i Ahlakiye,” 50

Alem-i İslam:

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Orenburg Mahkeme-i Şeriyesini Teftiş Münasebetiyle,” 51

Samizade Süreyya, “Suriye Ahvali Hakkında-2,” 56

Fevziye Reşid, “Yine Acizane Bir Mülahaza,” 58

Mamure Hamidullah, “Anadolu Kadınları,” 59

Kısm-ı Mahsus:

“Teârüf-i Müslimin  İdarehanesine,” Midhat Paşa Caddesinde İstikamet Eczahanesi Sahibi Süleyman Şevket, 62

“Novoye Vremya’nıin Mütealalarından…” 63

 

 

Cild 2, adet 29: 11 Muharrem 329 / 30 Kanun-ı Evvel 326 (12 Ocak 1911)

Abdürreşid İbrahim, “Buhara Emiri Abdulehad Han Hazretlerinin Vefatı Münasebetiyle,” 65

Bursa Meb’usu Ömer Fevzi, “Hayat-ı İctimai,” 66

Samizade Süreyya: Beyrut, “Alem-i İslamda İntibah,” 68

“Memalik-i İslamiye Hakkında Lazım Gelen Islahat,” Fransızcadan Tercüme, Mütercimi Elif Şükrü, 70

Alem-i İslam:

“Buhara’dan Mektub,” 73

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Buhara’da İcraat,” 75

“Devlet-i Osmaniye ve Almanya Münasebâtı” (İkdam), 78

“İslamlar ve Bulgarlar,” 79

Kısm-ı Mahsus:

“Habeşistan’da İntişar-ı İslamiyyet,” 79

“Osmanlı Şehbenderine Tecavüz,” 79

“Buhara Han-ı Cedidi,” 79

“Buhara’da Yangın,” 79

“Şark’ta Rusya ve İngiltere,” 80

 

 

Cild 2, adet 30: 17 Muharrem 329 / 2 Kanun-ı Sani 326 (19 Ocak 1911)

Doktor İhsan, “Emraz ve İnsanlar- Cehalet ve Taassub-1,” 81

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Enzar-ı İbrete! Şarlatanlıkla İş Dönmüyor, Tedbir, İhtiyat Lazımdır,” 84

Aydın Meb’usu Mehmed Ubeydullah, “İslamiyet ve Tababet,” 88

Alem-i İslam:

Samizade Süreyya, “Hindistan ve İngiltere,” 90

Kırımlı Yakup Kemal, “Suriye’de Müslümanlar ve Misyonerlerin Faaliyeti,” 91

Abdurrahman: Seyidgazi,” Tearüf-i Müslimin Gazetesine,” 92

“Hicaz’da Ferman-ı Hazret-i Hilafetpenahinin Kıra’atı,” 93

“Hindistan’da Kongre,” 93

“Çin İslamlarında Fikr-i Teşebbüs,” 94

“Girid Meselesi,” 94

“Bab-ı Ali’nin Bir Teşebbüsü Daha,” 94

“Yemen Ahvali ve Hükümetin Teşebbüsat-ı Ciddiyesi,” 95

“Türkler ve Macarlar,” 95

“İnayet-i Hazret-i Hilafetpenahi,” 95

“Evkaf Nezaretinde,” 95

Kısm-ı Mahsus:

“İslam Mikropları,” 96

 

 

Cild 2, adet 31: 25 Muharrem 329 / 13 Kanun-ı Sani 326 (26 Ocak 1911)

“Kont Tolstoy’un Sen-Sinod Mahkemesine Cevaben Yazdığı Bir Mektub,” 97

Emine Semiyye, “İtiraf-ı Hakikat, Mamure Hamidullah Hanım Efendiye,” 98

Emine Semiye, “Yine Vâkıf Değilsiniz!, Fevziye Reşid Hanım Efendiye,” 99

Alem-i İslam:

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Türkistan Felaketzedeganı, Hamiyetperver Osmanlılara,” 101

Seyyidgazi Abdurrahman, “Anadolu Ahvalinden-1,” 104

Şerik, “Buhara’daki Yeni Emir,” 107

“Türkistan’da Sefalet,” 109

“Arnavutluk Ahvali Hakkında,” 109

Mehmed bin İbrahim, “Teârüf-i Müslimin Mecellesine,” 110

Kısm-ı Mahsus:

“Evdeki Haberi Komşudan Sor!,” 111

“Rusya-Almanya İtilafnamesi,” 112

 

 

Cild 2, adet 32: 2 Sefer 329 / 19 Kanun-ı Sani 326 (1 Şubat 1911)

Abdürreşid İbrahim, “Dahiliye Nazırı Cenablarına Açık Mektub,” 113

Doktor Hâzık, “Saadet-i Dünyeviyenin Temini ve Dünya ıçin Çalışmak Hakkında,” 114

“Kont Tolstoy’un Sen-Sinod Mahkemesine Cevaben Yazdığı Bir Mektub,” Mütercimi: Veliyullah Enveri, 117

Alem-i İslam:

Troyskili (Troitsk) Ahmed Taceddin, “Orenburg Müftüsü Namına Yapılacak Jubile Münasebetiyle,” 118

Samizade Süreyya: Beyrut, “Adem-i İkrar-ı Hakikat Veyahut Adem-i Vukuf,” 121

Kamil Dâr-ı Bâyize “Gayret Edelim?,” , 124

Hasan Fehmi, “Japonya’dan Mektub,” 125

“Türkistan Zelzelesi İçin,” 127

Kısm-ı Mahsus:

“Kırgız Hayatından…,” 127

“Troitsk Cemiyet-i Hayriyesi’nin Faaliyeti,” 128



[1] Boğaziçi Üniversitesi, Atatürk Enstitüsü.